Modernizme Tepki Olarak Ortaya Çıkan Postmodernizm Nedir ve Sanatta Etkileri Nelerdir?

Merhabalar. 20. yüzyılda patlak veren iki büyük dünya savaşı insanları umutsuzluğa sürüklemiş ve modernitenin öngördüğü insanın ilerlemesi, gelişmesi, geleceğe umutla bakma düşüncesini yerle bir etmiştir. Postmodernizm de modernizmin tüm bu savlarını reddederek kültürel, sanatsal, edebi ve politik arenalarda kendine bir tartışma alanı açmıştır. Bu içerikte size postmodernizm nedir ondan bahsettim ve hiçbir kapsama girmeyen bu düşünce sistemini açıkladım.

İyi okumalar dilerim.

Postmodernizm akımı felsefe, siyaset, tarih, kültür, edebiyat ve sanat alanlarında çok tartışılan bir düşünce sistemidir. Kelime anlamı olarak modernizm sonrası olarak adlandırılsa da modernizmin devamı değil, ondan bir kopuşu ve yeni bir şeyi temsil eder.

20. yüzyılın ortalarında ortaya çıkan postmodernizmin temelinde modern düşünceye ait kavramların reddedilmesi yer alır. Moderniteyi sorgulayan ve onun ötesine geçilmesini aşılayan postmodernizm tek bir doğruyu reddeder ve gerçekliğin söylemler yoluyla inşa edildiğini savunur.

Postmodernizmin ne olduğunu net bir şekilde tanımlamak mümkün değil. Bazıları bir dönemin adı olduğunu iddia ederken bazıları da bir düşünce ve felsefi konsept olarak görür.

Postmodern düşüncenin adımları 2. Dünya Savaşı sonrasında atılmıştır. Bu yüzden bazı yazarlar 1943 yılını modernitenin öldüğü tarih olarak görmektedir.

Modernitenin temelinde insanın ilerlemesi için bilim, sanat ve siyasal alanda özgürlükler yer alırken postmodernistler, savaşın yıkıcılığını gördükten sonra bunun mümkün olmadığını ve ortak amacın ilerleme olmadığını öne sürmüştür. Postmodernizme göre akılcılık, özgürlük ve evrensellik başarısız olmuştur.

Postmodern terimini ilk kez Arnold Toynbee, Bir Tarih İncelemesi adlı eserinde modern dönemin 1. Dünya Savaşı’yla sona erdiğini ve bundan sonraki dönemin postmodern dönem olduğunu ileri sürerek kullanmıştır.

Kelime, 1950-1980 arasında mimari, sanatsal, politik ve sosyal alanlarda tartışma konusu olmuştur. Postmodernizm, özgürlük, idealizm, evrensellik gibi düşünceleri sorun olarak görür ve belirli bir ideolojiyi savunmaz.

Postmodernizm, Batı kültürünün “büyük anlatısına” karşı metafizik bir şüphecilik ve sanal olanı tercih etmeyi içerir. Gerçeğin maliyeti ve neyin ‘gerçeği’ oluşturduğuna dair sorgulama içerisindedir.

Postmodernizmin hakim olduğu dönemde, sanatçılar modernizmin getirdiği kısıtlayıcı ve kuralcı bakış açısından sıyrılmaya çalışmıştır. Bu dönemde daha çok sezgi, duygu, yaratıcılık, fantezi ve hayal gücüne sahip eserler ortaya çıkmıştır.

Postmodernizmin gelişiminde büyük pay genellikle Fransızlara verilse de postmodernizme ilham kaynağı aslında Alman filozoflardır.

Özellikle, ‘İlerleme yalnızca modern bir düşüncedir, fakat yanlış bir düşüncedir.’ diyen Nietzsche, Heidegger ve Soren Kierkegaard gibi filozoflar, postmodernizm felsefesinin ortaya çıkmasına büyük katkı sağlamışlardır.

Edebiyat alanında James Joyce, Franz Kafka, Virginia Woolf, Umberto Eco, Albert Camus; Türk edebiyatında Oğuz Atay, Bilge Karasu, İhsan Oktay Anar ve Süreyya Evren postmodernizm sanatçıları olarak gösterilebilir.

Postmodern mimari ile modernizmin işlevsel olan alanları tam aksi yönde bir estetikle yer değiştirmiştir: Bu mimaride üsluplar çarpışır, kendi içinde biçim anlayışı ortaya çıkar. Postmodern mimarinin geçiş örnekleri arasında Oregon, Portland’daki Portland Binası ve New York’taki Sony Binası gösterilebilir.

Postmodernizm belirli bir estetik, sanat görüşü ya da eğilimden ziyade birden fazla anlayışı gösteren çağdaş akımların toplamıdır. Genel bir durumu ve anlayışı ifade eden postmodernizm, gerçeküstücülük, soyut dışavurumculuk, pop sanatı, foto gerçekçilik, kavramsal sanat, yeni dışavurumculuk akımlarını içinde barındırır.

Kısaca postmodern denen belli bir sanat akımı ve eğilimi yoktur ve herhangi bir tanıma indirgenemeyecek karmaşıklığa ve düzensizliğe sahiptir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir